Site içi arama

Rachel Corrie, İsrail siyonizmine karşı Filistin halkının yanında Özgür Filistin için mücadele etti.

�Yeis kalbe ulaşmadan� 19 Ağustos 2005

Naci el-Ali Hanzala�yı yaratmıştır, ama Ali�yi korkudan, geri adım atmaktan koruyan da Hanzala olmuştur. Hanzala Filistin�e sadıktır ve yenilginin dev dalgalarının Ali�yi alıp götürmesini engellemiştir. Yine de Naci el-Ali bir korkuyu her zaman taşıdı: �Sınırlamalardan korkmuyorum ve hiç hesabını yapmıyorum. Tek korktuğum yeisin kalbime ulaşması.

Neredeyse unuttuğumuz ve bugün bize belki de fazla saf görünebilecek Avni�yi Fransızlar sayesinde yeniden hatırladık. Oğuz Aral�ın bitirim Avni�sini neredeyse ulusal bir gurur kaynağı olarak selamlıyanlar, onun Fransa�ya nasıl gittiğini araştırmayı ihmal etmediler. Sonuçta Yiğit Bener�in, Avni�yi, 4. Enternasyonel�le ilişkili bazı gazetelerde yayımlamak için Oğuz Aral�dan aldığı izinle Fransa�ya götürdüğü anlaşıldı. Belki de Avni 12 Eylül�den kaçmıştı ya da Oğuz Aral onun bir yolunu bulup darbecilerin hışmından kurtulması için zaten fırsat kolluyordu. Gazeteler işin bu kısmına hiç değinmediler, ama yine de bize Avni�yi hatırlamak için yeni bir fırsat verdiler. Acaba Avni�yi hatırlamak aramızdan birinin çoktan Avrupalı olduğunu gururla öğrendiğimiz için mi bizi bu kadar sevindirmişti, yoksa Avni�yi Türklerin de bir anti-faşist sembol yaratabileceğinin kanıtı olarak mı gördük?

Avni�yi bize Fransızlar hatırlattı. Hanzala�yı hatırlamak içinse Filistinlilerin mücadelesi yetmiyor. Fransızlar Avni�ye, kendi ülkelerinde de �kahraman� olma şansı verdiler, bizimse Hanzala�nın hikayesini öğrenmeye bile niyetimiz yok. Filistin�in bu küskün kahramanını tanımıyoruz, Çünkü Arap halkının gururunu ve direnişini görmemenin pek çok bahanesi kolaylıkla bulabiliyoruz.

Filistinli çizer Naci el-Ali�nin Hanzala�sı İsrail�in vahşet ve yıkım politikasından doğmuş bir çocuktur, diş görünümünün, onu mülteci kaplarının diğer çocuklarından �Zeyneplerden, Muhammedlerden, Fatmalardan ayıran- belirgin hiçbir özelliği yoktur. Besili, şımartılmış ya da rahat bir çocuk değildir Hanzala. Tıpkı kamp arkadaşları gibi yalınayak, çirkin, bakımsız ve kirpi saçlı bir çocuktur. 10 yaşındaki bu çocuğu diğerlerinden ayıran, onun �negatif� ve küskün biri olmasıdır. Bağladığı elleri arkasında bu çocuk Amerika ve İsrail�in bölgedeki politikalarını ve önerdikleri �çözümü� protesto etmektedir. Hanzala elini bağlamaktadır, buna Henry Kissinger�ın Filistin politikasını öğrendiğinde karar vermiştir.

Hanzala�yı mülteci çocuklardan ayıran, onun bize sırtını dönmesidir. Negatif bir kişiliktir o; reddeden biri ve reddettiği sadece Amerika ve İsrail�in politikaları değildir. Hanzala nadiren yorum yapan ve eyleme geçen bir tanıktır; bazen onu bir taşa uzanırken ya da taş fırlatırken de görürüz, ama eses olarak Filistin�de olup bitenleri izlemektedir. Filistin mücadelesinin direnişçi unsurlarını ve Arapların acısını temsil etmektedir, ama bir yandan da Arapların bölünmüşlüğünü ve Filistin halkının acılarına kayıtsızlığını eleştirmektedir. Arapların sessizliğine, İsrail�in işlediği savaş suçlarına, dünyanın ikiyüzlülüğüne ve Arap yönetimleri ile FKÖ içindeki yozlaşmaya da sırtını dönmüştür.

Doğanın kanunları Hanzala üzerinde etkili değildir, çünkü o 10 yaşında doğmuştur ve her zaman o yaşta kalacaktır. Hanzala�nın büyümesinin, 10 yaşını geçebilmesinin tek koşulu onun Filistin�e dönebilmesidir. Hanzala bu bakımdan, diğer kamp çocukları gibi, çizeri Naci el-Ali�nin acısını da temsil etmektedir. Naci el-Ali, 1948�de, on yaşındayken ayrılmak zorunda kaldığı Celile�deki köyüne dönememiştir. Tıpkı büyümesi gibi, Hanzala�nın yüzünü görebilmemizin de bir koşulu vardır: Okur, onun yüzünü ancak Arap halkı özgürlüğünü ve tehdit altındaki haysiyetini yeniden kazandığında görebilecektir.

Hanzala�yı kendi küçük gövdesine hapseden ve içini acıyla dolduran Naci el-Ali�nin acımasızlığı değil, bizzat yaşadıklarıdır. Hanzala�nın elleri arkasında sessizlik içinde tanıklık ettiği göç, yoksulluk ve kamp hayatı, büyük ölçüde Naci el-Ali�nin de kişisel gerçeğidir. Karikatür çizmeyi cezaevinde öğrenen Ali, ilk çizimlerini mülteci kampının duvarlarına yapar. 1960�ların başında Filistin mücadelesinin önderlerinden Gassan Kanafani onun yeteneğini farkeder ve bu alanda profesyonel olarak çalışmasını sağlar. Filistin mücadelesinin Nasırcı Arap milliyetçiliğinden devrimci bir çizgiye kaymasında önderlik edenlerden biri olan Kanafani onun ilk çalışmasını El-Hürriyet dergisinde yayımlar.

Artık çizmeyi ciddiye alan Naci el-Ali, daha sonra Kuveyt�teki Tali�a dergisinde çizer olarak çalışmaya başlar. 1968�den 1975�e kadar Es-Siyase gazetesindedir. Bu tarihte Lübnan gazetesi Es-Sefir�e geçer. Artık çizimleri yayılmaya ve çizgisinin karakteristik özellikleri belirginleşmeye başlamıştır. Çok keskin ve detaycı çizgilerinin olduğu söylenemez ve fikrin daha ön planda olduğunu kabul etmek gerekir. Yine de hareketin fazla olmadığı bu çizimlerin donuk olduğunu söylemek haksızlık olacaktır. Naci el-Ali�ninki açik sözlü, cesur, mitlere ve hiziplere teslim olmamış bir çizgidir. Ama kabul etmeli ki, onun çizgisi yenilgilerin ortasına düşmüştür; 1967 ve 1982 yenilgilerinin ortasında biçimlenmiştir.

O kadar öyle ki, hayatının son on yılında (1977-1987) hep kendi kuşağının yenilgisinin sonuçlarıyla boğuşmuştur. Yenilenler mücadelede �düşenler� ve �göbekliler�dir, o ise Filistin�in direnişçi unsurlarını temsil etmeye devam etmektedir. Bu o kadar da kolay bir şey değildir ve en büyük dayanağı kendi kahramanı Hanzala�dır. Naci el-Ali, Hanzala�yı yaratmıştır, am Ali�yi korkudan, geri adım atmaktan koruyan da Hanzala olmuştur. Hanzala Filistin�e sadıktır ve yenilginin dev dalgalarının Ali�yi alıp götürmesini engellemiştir. Yine de Naci el-Ali bir korkuyu her zaman taşıdı:

�Sınırlamalardan korkmuyorum ve hiç hesabını yapmıyorum. Tek korktuğum yeisin kalbime ulaşması.�

Naci el-Ali 1987�de Londra�da öldürüldüğünde İngiltere, İsrail ve Filistin yönetimlerinin hepsi olayın örtbas edilmesinde pek istekli davrandılar. �Maskeliler� ve �göbekliler�, yirmi yil boyunca kendileriyle mücadele eden �negatif� bir çocuktan kurtulmuşlardı. Naci el-Ali kederin kalbini sarmasına izin vermeden öldü, ama Hanzala hala bizi korkaklıktan, geri adım atmaktan ve �göbeklilere� teslim olmaktan koruyabilir.

Naci el-Ali�nin Hanzala�sı bize galiba bir şey daha söylüyor: Hepimiz çok daha ağır yenilgiler yaşamış olduğumuza inanmış olabiliriz, ama bir çocuğun suratımıza bakmayı reddetmesi de yabana atılacak bir yenilgi sayılamaz.

Gündem gazetesinin hafta sonu ekinden alınmıştır.

Bu site Filistin mücadelesine destek amacıyla Can Grafik tarafından hazırlanmıştır.